|
ÇOCUK EĞİTİMİ |
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin bizlerle verdiği sayısız nimetlerin belki de en değerlisi, göz nurumuz ciğerparemiz olan çocuklarımızdır. Anne ve babalara emanet olarak verilmiş olan bu yavrular, hep söylendiği gibi geleceğimizin teminatıdır. Dolayısıyla bunların eğitimi gelişi güzel yapılamaz, yapılmamalı. Emanet çocuklar, işlenmeye hazır toprak gibidir. Toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır. Bunun gibi çocuklara da nasıl eğitim verilirse hayatları ona göre şekillenir. Çocuklarımızı güzele ve iyi şeylere, doğru istikamete yönlendirirsek hem onları hem kendimizi kurtarırız. Aksi halde – unutmamalıyız ki – rüzgâr eken fırtına biçer. Sırf bu yüzden hayatı kararan nice ebeveynler, aileler biliriz.
Değerli Kardeşlerim!
Kuran-ı Kerim’de, kendimizi ve aile efradımızı, yakıtı insan ve taş olan cehennem ateşinden korumamız emredilmektedir. Nasıl ki fani bir hayat için, evladımızı dünya felaketlerinden korumaya çalışıyorsak ebedi hayatta da azaba düçar olmaması için dinî ve ahlakî eğitimine ehemmiyet göstermeliyiz. Peygamberimiz (a.s.) “Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, ana-babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Putperest yapar” buyurarak aile ve çevre faktörünün çocuğun yetişmesi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu ifade buyurmuştur. Günümüzde çocuklarımız kötü arkadaş, internet ve zararlı neşriyat, sigara, alkol ve uyuşturucu gibi tuzaklarla karşı karşıyadır. Bu itibarla ebeveyn bunlara karşı uyanık olmalı ve çocuklarını korumalıdır. Çocuklarımızı bu gibi tehlikelerden koruyacak en etkili ve güçlü kalkan, sağlıklı bir din eğitimidir. Onlara seviyelerine göre iman ve ibadet konularını haram ve helalleri, hak ve hukuku, doğruluk ve dürüstlüğü öğretmeli ve bunların uygulanmasında bizler de örnek olmalıyız. Nitekim Kuran-ı Kerim’de “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et…” buyrularak bu husus dile getirilmiştir.
Değerli Müminler!
Çocuklarımızı eğitirken onların iyi hareketlerini övmeli, güzel bir şey yaptıklarında takdir etmeli ve mükâfatlandırmalıyız. Onları korku ile terbiye etmekten ziyade sevgi ve şefkatle yaklaşıp ikna ederek eğitmeliyiz. Ayrıca israf etmemesini, kanaatkâr davranmasını ve mütevazı olması gerektiğini öğretmeli ve veren elin alan elden üstün olduğu şuurunu aşılamalıyız. Onlara sıcak bir aile ortamı hazırlamalıyız. Çocuklarımızın karakterlerinin oluşumunda anne ve babanın yanında, aile büyükleri, akraba dost ve komşuların davranışları da etkili olur. Bu sebeple sosyal ilişkilerimiz seviyeli ve belli bir disiplin çerçevesinde olmalıdır. Yavrularımızın geleceğine şekil verirken, asıl önemli olanın bizim hal ve hareketlerimiz olduğunu unutmayalım. Günlük hayatta şahit olduğumuz sorunlu çocukların ve gençlerin bu hale düşmelerinin en önemli sebeplerinden birisi, aile içerisindeki sıkıntılardır. Hayatta başarılı olmuş kişilerin bu başarılarının arkasında da çoğunlukla sağlıklı bir aile ortamı yatmaktadır.
Aziz Müslümanlar!
Geleceğimiz olan çocuklarımızın beyinlerini ilim, gönüllerini maneviyat, hayatlarını edep ve ahlak ile süslemeli, onlara hayatın her alanında başarılı olmayı öğretmeliyiz. Hutbemi bir hadis-i şerif mealiyle bitiriyorum: “Çocuklarınıza değer verip onlara ikramda bulunun, onların terbiyelerini güzel yapın.”
Abdüssamet AYDIN Fatih İlçe Vaizi
Tahrim, 66/6. Buhârî, “Cenâiz”, 79, 80, 93; Müslim, “Kader”, 22, 25. Taha, 20/132 İbn Mace, Edeb, 2 | |
|
Yorumlar |

|
|